Dernek Başkanından

Sayın Üyeler,                                                                                   

hilmi orhan001

Derneğimiz kurulduğu 1988 yılından beri her 3 yılda bir uluslararası katılımlı TTD Kongreleri’ni düzenliyor bildiğiniz gibi, en son 8. Kongreyi Kasım 2012’de Antalya’da gerçekleştirmiştik. Son yıllarda dernek üyelerimizin ulaştığı performans düzeyi ve ülkede gittikçe yoğunlaşan toksikoloji gündemi nedeniyle 3 yıllık araların bir araya gelmek ve gündem konularını görüşmek için fazla uzun olduğu fark edilince 2010 yılında bölgesel sempozyumlar gerçekleştirilmesine karar verildi ve ilki aynı yıl Mersin’de yapıldı. Bunu 2013 yılında Eskişehir-Anadolu Üniversitesi’nde yapılan II. Sempozyum izledi. Bu serinin III’sünü geçtiğimiz aylarda 12-14 Haziran 2016 tarihleri arasında İzmir-Ege Üniversitesi’nde Eczacılık Fakültesi, Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı işbirliği ile gerçekleştirdik. Söz konusu anabilim dalı aynı zamanda öğretim üyesi olarak da görev yaptığım yer olduğu için hem ev sahibi, hem de dernek başkanı olarak yer aldığım bu etkinliğin benim için özel bir yeri oldu.


Etkinliğimiz 12 Haziran Perşembe günü yarımşar günlük 2 sürekli eğitim kursu ile başladı. Sabah 9:30-12:15 arasında Prof. Dr. Hande Gürer Orhan tarafından verilen “Endokrin bozucu bileşikler ve analizleri” başlıklı kursta 30, öğleden sonra Prof. Dr. Sinan Süzen tarafından verilen “Kimyasalların neden olduğu hastalıkların gelişimi ve tedavisinde genetik farklılıkların önemi ve analizi” başlıklı kursta ise 35 kayıtlı katılımcı yer aldı. Her 2 konuda verilen temel bilgilerin ardından güncel olarak uygulanan laboratuvar analizleri, biyolojik etki/toksisite test yaklaşımları ve bunların uygulanması yanında yorumlanması aşamasındaki kritik noktalar tartışıldı. Bu iki kursla birlikte derneğimizin periyodik olarak düzenlediği kurs sayıları 7’ye ulaşmıştır. Toksikoloji konusunda hem teorik, hem de uygulama açısından gündemde olan ve araştırıcıların deneyime gereksinim duydukları öncelikli araştırma alanlarına yoğunlaşılması gibi dinamiklerle karar verilen kurs konuları, yenilerinin eklenmesiyle sürdürülecektir.Önümüzdeki en yakın dernek aktivitesi, 2015 Nisan ayında düzenlenmesi düşünülen 9. TTD Kongresi’dir. Bu kongrede yenileriyle birlikte diğer kurslar da ön talepler doğrultusunda açılacaktır.

 

Perşembe günü verilen bu iki kursun ardından 13 Haziran Cuma günü ise kısmen bir gün önceki kursiyerlerden oluşan, Türkiye’nin çeşitli üniversite ve kurumlarından toplamda 85 kayıtlı katılımcı ile sempozyum gerçekleştirildi. Ülke ve dünya toksikoloji gündemindeki konularda toplam 11 konuşmacının yer aldığı sempozyumda, birbirinden bağımsız konular ardışık olarak sunularak ilginin hep canlı tutulması hedeflendi. Konuşmaların sonrasındaki yoğun soru-yanıt ve katkılar göz önüne alındığında daha önce Mersin ve Eskişehir’de uygulanan bu yaklaşımın bu kez de amacına ulaştığı rahatlıkla söylenebilir. Beşeri ilaçlarla ilgili sunumlarda biyobenzer ilaçlar, ilaç toksisitesinde yeni uluslararası sınıflandırmalar ve ilaç toksisitesi konusunda parasetamol farklı insan karaciğer ve böbrek dokuları tarafından toksik metaboliti N-asetil-p-benzokinonimine dönüştürme kapasitelerinin CYP enzim aktiviteleri ile ilişkisi çalışmasının ardından bir kimyasal maddenin toksik doz yanıt ilişkisinin yorumlanmasında kritik noktalardan biri olan eşikli-eşiksiz kavramının iyonizan radyasyon toksisitesine uygulanması ve bu konudaki paradigmanın tarihçesi ve tartışılabilirliği konusundaki sunum izledi. Ardından özellikle son 10 yıldır çevresel toksisite açısından dikkat çekmeye başlayan musk bileşiklerinin İzmir’de bazı spor salonları ve okul sınıflarının havasında ölçülmesi ve toksisite riskine ilişkin yapılan çalışma sunuldu. Bunun ardından Veteriner tıpta farmako- ve toksikogenetik uygulamalar ve bu konuda uluslararası işbirliği ile yürütülen bir çalışma sunuldu. Yarım saatlik bir kahve arası ve poster ziyaretlerinin ardından sempozyumun iki konuşmadan oluşan “Arsenik: Maruziyet Kaynakları, Toksisitesi ve Risk Değerlendirmesi” Paneline geçildi. Bu panelin 2 konuşmacısından birisi olan Dr. Ashok Giri, uzun yıllar boyunca uluslararası işbirlikleri ile yürüttüğü arseniğe bağlı genetik hasar ve yatkınlık faktörleri ile ilgili bir konuşma sundu. İkinci konuşmacı olan Dr. Sait Sofuoğlu ise İzmir ilinde gıda yoluyla arseniğe maruziyet düzeyleri ve bu maruziyetin neden olabileceği sağlık kaybı riskinin analizine değindi. Ardından konuşmacılar ve katılımcılar tarafından konu ayrıntılı biçimde tartışıldı. İzmir’in yeraltı sularında arsenik diğer bölgelere göre jeolojik olarak önemli derecede yüksek olduğu için bu ilde arsenik maruziyetinin değerlendirilmesi özellikle önem arz ediyor. Sempozyumun son iki konuşmasının ilkinde insanlarda fitalat ve bisfenol A maruziyeti ve bunun son yılların küresel sağlık sorunlarından biri olan obezite ile ilişkisi değerlendirildi, ikincisinde ise yine İzmir ilinde seçilen referans (Urla) ve iki ayrı çalışma bölgesinden (Aliağa körfezi ve Eski Foça) örneklemesi yapılan kara midyesinin çevresel kirleticilere verdiği biyolojik yanıtların incelendiği çalışma sunuldu. Program ve tüm konuşmaların özetlerine dernek internet sitesine yüklenmiş olan Sempozyum Özel Sayısı’ndan ulaşabilirsiniz.


Aynı günün akşamı geleneksel TTD Yemeği, Ege Üniversitesi’nin sosyal tesislerinden Üniversite Lokalinde (Bary Köşkü) düzenlendi. Bir sonraki cumartesi günü kayıt yaptıran 45 kişi, İzmir-Selçuk’taki Meryem Ana Evi, Efes Antik Kenti ve İzmir kentinin ilk kurulduğu Bayraklı sırtlarından Büyük İskender zamanında taşındığı Kadifekale’yi uzman rehber eşliğinde gezdiler. Gezi sonrası İzmir dışından katılarak ayrılanlar dışında hafta sonunu İzmir’de geçirmek üzere bir gün sonraya kalan katılımcıların da Pazar akşamı ayrılmasıyla III. Sempozyum etkinliğimiz son buldu. 

Toplamda 85 kayıtlı katılımcının olduğu sempozyumun istatistiklerine* bakacak olursak, başta üniversiteler olmak üzere kurumlara göre dağılım Şekil 1A’da görülmektedir, buna göre sempozyuma 23 değişik kurumdan katılım vardır. Benzer yaygın dağılım 6. ve 7. Kurs katılımlarında 13’er değişik kurum olarak gerçekleşmiştir (Şekil 1B ve 1C). Cinsiyete göre dağılımda ise dernek profiline benzer şekilde bayan katılımcıların sayısı erkeklere kıyasla önemli derecede yüksektir (Şekil 2A). Bu dağılım özelliği kurs katılımlarında da değişmemiştir (Şekil 2B ve 2C).

 sekil1 bulten39

Şekil 1. Katılımcıların kurumlara göre dağılımı. (A), Sempozyum katılımı; (B), 6. Kurs katılımı; (C), 7. Kurs katılımı

sekil2 bulten39

Şekil 2. Katılımcıların cinsiyete göre dağılımı. (A), Sempozyum katılımı; (B), 6. Kurs katılımı; (C), 7. Kurs katılımı 

Yazının başında bahsettiğim 2015 TTD Kongresi ve 2016 Eylülünde dernek olarak İstanbul’da gerçekleştireceğimiz 52. EUROTOX Kongresi’nin ardından IV. Bölgesel Toksikoloji Sempozyumu 2017 yılında yapılacaktır.

Sempozyum dışındaki gündem konularından Ukrayna ve Rusya arasındaki siyasi kriz nedeniyle Ukrayna Toksikoloji Derneği yönetimine TTD adına gönderdiğimiz üzüntü ve desteğimizi bildiren mektup ve aldığımız teşekkür yanıtını elinizdeki Bültenin ilerleyen sayfalarında görebilirsiniz.

Birkaç ay içerisinde İskoçya-Edinburgh’da 50. EUROTOX Kongresi gerçekleştirilecek. Bu kongrede de daha öncekilerde olduğu gibi Türkiye’den poster sunumlarının yanı sıra bilimsel oturum ve konuşmacı katılımı olacaktır. Ülkemiz toksikologlarının ve derneğin uluslararası alandaki etkin konumunun hepimizi mutlu ettiğini düşünüyorum. Bu nedenle hem kişisel olarak, hem de dernek başkanı olarak her bir üyemize bilimsel performansları için teşekkür ederim.

Sevgi ve selamlarımla,

Prof. Dr. Hilmi Orhan

Türk Toksikoloji Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

* Sempozyum istatistiklerini hazırlayan Uzm. Ecz. Rasih Kocagöz’e teşekkür ederim.