Çevre Toksikolojisi ve Ekotoksikoloji Çalışma Grubu

  • Hilmi Orhan, Koordinatör
  • Nurhayat Barlas
  • Cafer Turgut
  • Emre Durmaz
  • Murat Özmen

Çevre Toksikolojisi ve Ekotoksikoloji 

Çevre toksikolojisi, fiziksel çevremizde bulunan kimyasalların yazgılarını ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerini inceleyen toksikoloji alt dalıdır. Bu tanım her ne kadar çevremizde bulunan hayvan venomları, mikrobiyal ya da bitkisel kaynaklı toksinleri çağrıştırsa da, çevre toksikolojisinin uğraşı alanı insan kaynaklı sentetik kimyasallar ve insan aracılığıyla çevreye yayılan kimyasallardır. Bu kimyasallar literatürde “çevresel kirletici” ya da “çevresel kontaminant” olarak adlandırılırlar.

Çevre toksikolojisinde çevresel kirleticilerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri incelenir. Çevresel kirleticilerin insanlar üzerindeki toksik etkilerinin değerlendirilmesinde, standart hayvan modellerinden (fare ve sıçan gibi) olduğu kadar, söz konusu kimyasala maruz kalan çiftçiler, fabrika işçileri gibi grupların epidemiyolojik değerlendirilmesinden de yararlanılır. Çevre toksikolojisinin bir alt dalı olarak değerlendirilen ekotoksikoloji alanında ise çevresel kontaminantların ekosistemler, onların bileşenleri olan bitkiler, hayvanlar, tüm yabanıl yaşam ve bu bileşenlerin birbirleri ile etkileşimlerine bağlı olarak ortaya çıkan olumsuz etkiler incelenir. Bu inceleme besin zincirinin başlangıcından en üstte yer alan yırtıcıya kadar ekosistemleri oluşturan canlıların doğal yaşam ortamları içerisinde yapılır. Bu iki alan daha çok pratik nedenlerle birbirinden ayrılsa da önemli kesişme noktaları vardır; ekotoksikolojinin uğraşı alanı olan bitki ve hayvan dokularında çevresel kirletici miktarlarının belirlenmesi, bu canlıların besin zincirindeki diğer organizmalar ve insanlar tarafından yiyecek olarak tüketilmeleri durumunda maruz kalacakları kaynakları ve miktarları belirlemek açısından önemli ve gereklidir. Diğer taraftan insanda etkileri nispeten bilinen kimyasalların (örneğin ilaçlar) çevreye salınması durumunda biyosferde yer alan diğer canlıların karşı karşıya kalabileceği toksikolojik riskler, kısmen de olsa tahmin edilebilir.

Ayrıca kirleticilerin çevredeki etkilerine ilişkin kapsamlı bir inceleme, bu kirleticilerin çevredeki yazgılarını ve ekosistemlerin abiyotik bileşenleri ile etkileşmelerini de içermelidir. Bu nedenlerle çevresel kirleticilerin olumsuz etkilerinin kapsamlı bir biçimde araştırılması, birçok bilimsel disiplinin katkılarıyla mümkündür. Çevre toksikolojisi açısından bu değerlendirmelerin nihai amacı, çevrede halihazırda bulunan kirleticilerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin aydınlatması (retrospektif tehlike değerlendirmesi) ve herhangi bir kimyasalın çevreye salınması durumunda neden olacağı olumsuz etkilerin öngörülmesidir (prospektif tehlike değerlendirmesi). Bu değerlendirme süreçleri zaman içerisinde geliştirilmiş ve günümüzde toksikolojik risk değerlendirmesi kavramı ile özdeşleşmiştir. Çevremizde bulunan bir kimyasalın neden olduğu sağlık riskinin sayısal bir değer olarak belirlenmesi ve bilinen risklerle kıyaslanması, bu kimyasal için yapılacak yasal düzenlemelerin de temelini oluşturur. Ekotoksikolojide ise ekolojik tehlike değerlendirmesi süreci söz konusudur. Ancak insanoğlu yakın zamanlara kadar evreni insan odaklı olarak algıladığı için aslında çok önemli olan ekotoksikoloji alanında yapılan çalışmalar ve elde edilen veriler, çevre toksikolojisi alanındakilere kıyasla nispeten daha azdır. Çevre toksikolojisi, insanı odak aldığı için sağlık bilimleri konusunda eğitim gerektirirken, ekotoksikoloji alanında ise yeterli düzeyde genel/sistematik biyoloji ve hayvan fizyolojisi konusunda eğitim almış olmayı gerektirir. Her iki alanın bir başka kesişme noktası ve bu alanda çalışacak kişiler için olmazsa olmaz koşulu, temel toksikoloji ve kimya bilgisinin yanıs sıra analitik laboratuar teknik ve yöntemlerinde yetkinlik ve hâkimiyettir.

Türk Toksikoloji Derneği-Çevre Toksikolojisi ve Ekotoksikoloji Çalışma Grubu, bir yandan her iki alandaki bilimsel çalışmaların sürdürülmesi, geliştirilmesi ve bilgi paylaşımı amaçlı etkinlikler düzenlenmesi konusunda TTD Yönetim Kurulu’na önerilerde bulunacak, diğer taraftan ise, ülke ve dünya gündemindeki çevre sorunlarıyla ilişkili konularda TTD yönetim kurulunun talebi ya da grubun kendi inisiyatifiyle görüş/değerlendirme hazırlayarak dernek yönetim kuruluna sunacaktır. Ülkemizde bu alandaki çalışmaların geliştirilmesi, işbirliklerinin artırılması ve çalışmalarda bilimsel ve teknik/teknolojik kalitenin yükseltilmesi, çalışma grubumuzun asıl hedefidir.